İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
İş hukukunda hem işçileri hem işverenleri temsil ediyoruz. İşçi tarafında kıdem, ihbar ve fazla mesai alacaklarının tahsili ile işe iade; işveren tarafında iş sözleşmeleri, fesih öncesi hazırlık ve açılan davalara karşı savunma başlıca konularımızdır.
İşçilik alacaklarına ve işe iadeye ilişkin uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Pek çok uyuşmazlık bu aşamada sonuçlandığından arabuluculuk görüşmesine bir dava dosyası hazırlar gibi hazırlanıyoruz. 31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalarda belirsiz alacak davası imkânı kaldırıldığından alacak kalemlerinin ve tutarlarının dava öncesinde daha dikkatli belirlenmesi gerekiyor.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku kapsamında çalıştığımız konular
- Kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı talepleri
- Ücret, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin alacakları
- İşe iade davaları
- İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davaları
- Hizmet tespiti davaları ve SGK işlemlerine itiraz
- İş sözleşmeleri, fesih bildirimleri ve ibranamelerin hazırlanması
- Zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde işçi veya işveren vekilliği
Süreç nasıl işler?
- Belge ve kayıt incelemesi. İş sözleşmesi, bordrolar, puantaj kayıtları, fesih bildirimi ve SGK hizmet dökümü incelenerek talep edilebilecek alacaklar hesaplanır.
- Arabuluculuk. Arabuluculuk bürosuna başvurulur ve görüşmeler vekil sıfatıyla yürütülür.
- Dava. Anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde dava açılır; alacaklar bilirkişi incelemesiyle hesaplanır.
- Kanun yolu. Karara karşı istinaf, koşulları varsa temyiz başvurusu yapılır.
- Tahsilat. Kesinleşen alacak için ilamlı icra takibi başlatılır.
Önemli: İşe iade için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir (İş Kanunu m.20). Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılırsa işe iade talebi ileri sürülemez.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku hakkında sık sorulan sorular
Kıdem tazminatına hak kazanmak için ne gerekir?
İşçinin aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışmış olması ve iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazandıran bir sebeple sona ermesi gerekir. İşverenin haklı sebep olmaksızın feshi, işçinin haklı sebeple feshi, askerlik, emeklilik ya da yaşlılık aylığı için gereken sigortalılık süresi ve prim gün sayısının doldurulması ve kadın işçinin evlendikten sonraki bir yıl içinde ayrılması bu sebepler arasındadır. Haklı bir sebebe dayanmayan istifa, kural olarak kıdem tazminatı hakkı doğurmaz.
İşe iade davası açma şartları nelerdir?
İş Kanunu’nun 18. maddesine göre işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışması, işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması ve iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması gerekir. İşletmenin bütününü yöneten işveren vekilleri ve yardımcıları bu korumadan yararlanamaz. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır.
Fazla mesai alacağı nasıl ispatlanır?
Haftalık kırk beş saati aşan çalışma fazla çalışmadır ve her saat için normal ücretin yüzde elli fazlası ödenir. İspat yükü kural olarak işçidedir; giriş-çıkış kayıtları, puantajlar, e-posta ve mesaj kayıtları ile tanık beyanları kullanılabilir. İşçinin imzaladığı bordrolarda fazla mesai ödemesi görünüyorsa, daha fazla çalışıldığının ancak yazılı belgeyle ispatı mümkündür; bordroya ihtirazi kayıt konulmuşsa tanıkla da ispat edilebilir.
İşçilik alacaklarında zamanaşımı ne kadardır?
Kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatları ile yıllık izin ücreti, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir. Ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacakları da Türk Borçlar Kanunu’nun 147. maddesi uyarınca her alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren beş yılda zamanaşımına uğrar.
Bu sayfadaki mevzuat bilgileri 15 Ekim 2026 tarihinde gözden geçirilmiştir.
Bu alandaki yazılar
Bu sayfadaki bilgiler genel nitelikte olup hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.